|
Caglayan tarafından yazıldı.
|
|
Perşembe, 29 Ekim 2009 12:11 |
|
Machu Picchu'ya giden zorlu yolda bir sabah, diger grup uyeleri daha uyanmamisken Elvis'i hostelin avlusunda Incil okurken buldum, ben de bir kitap alip yanina oturdum, sonra sohbet etmeye basladk. Elvis Peru'da ve kendi ailesindeki degisimi anlatti. Dedesi ciftciymis, babasi hem ciftci hem tacir. Elvis ve kardesleri ise diger mesleklere baslamislar. 28 yasindaymis Elvis, Bolivya disinda bir yabanci ulke gormemis. "20-21 yasindaki gencler simdiye kadar kac tane ulke gormusler ve ben onlara rehberlik yapiyorum, bu haksizlik degil mi?" dedi. "Hayatimdan ve isimden cok memnunum ama oyle zamanlar geliyor ki neden diyorum, keske ben de beyaz olsaydim. Ama biliyor musun ben Allaha inaniyorum, Allah bana bu sekilde mesaj veriyor, gercek zenginligin maddi degil ruhsal zenginlik oldugunu soyluyor..."
|
|
|
Caglayan tarafından yazıldı.
|
|
Çarşamba, 21 Ekim 2009 08:51 |
 Kazuko benim Cusco'dan (Peru) Copacabana'ya (Bolivya) kadarki seyahatimde 3 gün boyunca oda ve yol arkadaşım oldu. O, tek kelime Ispanyolca bilmeden G.Amerika'yı dolaşacak kadar cesur bir Japon. Ancak cesur olduğu kadar şaşkın da. Şaşkınlığı bu kıtadaki gündelik hayatın Japonyadakinden çoooook farklı olmasından kaynaklanıyor. Kazuko, otobüslerin zamanında kalkmamasından verilen sözlerin tutulmamasına kadar her şeye şaşırıyor. "Ama Puno'da sadece 1 saat bekleyeceğimizi söylemişlerdi!" Evet Kazuko'cum 1 saat demişlerdi ama iki buçuk saat oldu hala bu Puno otogarı denen buzhanedeyiz. Zaten senin Cusco'daki seyahat acentesinden 70 Soleye (23 USD) aldığın biletin otogar satış fiyatı da 45 Soleydi.
|
|
Caglayan tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 07 Eylül 2009 04:20 |
|
Rio'daki 6 kisilik hostel odamiza cantalarimizi ve resepsiyondan verdikleri nevresim takimlarini biraktiktan sonra disari cikmistik. Gece yarisi geri dondugumuzde benim yatagima bir herif yatmis, uyumak uzereydi, Kemal'in yatagina da nevresimler serilmisti. Hopp kardesim ne yaptin bunlar bizim yataklarimiz filan dedik ama herifcioglu pek orali olmadi, sorry demekle yetindi. Norvecli oldugunu ogrendigimiz bu odun yatak dolu mu bos mu umursamadan yerlesmis, bizim nevresimlere de el koymustu. Kemal'in yatagini geri alabildik ama ben baska bir yatakta kullanilmis nevresimlerle yatmak zorunda kaldim o gece.
3. gecenin sabahinda "Aman Tanrim, umarim korunmustur!" diyen bir kiz sesine uyandim. Odamizda kalan iki Amerikali kiz, bir onceki gece neler yaptiklarini birbirlerine anlatiyorlardi. Acaba bunu duyan sadece ben miyim, insallah Kemal de bu hikayeleri dinliyordur diye dusunurken arkadasinin basarisina "Cok sevindim" diyen kiza cevap Norvecli odundan geldi "Biz de cok sevindik!"
|
|
Caglayan tarafından yazıldı.
|
|
Salı, 21 Temmuz 2009 23:34 |
|
Chicago sokaklarini arkadaslarla beraber turlarken bir kosede karsimiza cikti Cihan. Parlak siyah kosele ayakkabilari, kot pantolonu, siyah gomlegi, elinde son model bir telefon ve Djarum marka keskin kokulu sigarasi ile kendini tanitti bizlere. Daha once Ankaraspor'da top pesinde kosmus, sonra lise icin okumaya Amerika'ya gelmis ve bu sene Chicago Fire'a transfer olmus. Benm maclari izleyin dedikten sonra son model Mercedes cipine atlayip gaza asildi. Cok havaliydi canim!
|
|
Caglayan tarafından yazıldı.
|
|
Pazartesi, 06 Temmuz 2009 06:43 |
|
Raul'le tanisali cok oluyor ama bir turlu firsat olmadi yazmaya. Dunya turuna cikmami cilgin bir seymis gibi degerlendirenler bir de Ispanyol Raul'un hikayesini dinlesinler. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 2 |