Karayoluyla ulke degistirirken artik yeterince deneyim kazandigimi dusunuyordum. Nitekim, bekledigim gibi, otobus Venezuela'dan cikis yaparken sinir kapisinda bulunan pasaport kontrol noktasinda (Imigracion) durdu, hepimiz indik, once yurtdisi cikis harcimizi odedik, sonra pasaportumuza ulkeden cikis damgasi aldik, tekrar

otobuse dolustuk. Sonra otobus, iki ulke arasindaki tampon bolgeye girdi, buradaki bir mola yerinde durdu. Yemekler yendi, tuvalete gidildi, tekrar otobuse bindik. Kolombiya'ya dogru devam ettik. Otobus ileride bir noktada durdu, otobusten kimse inmedi, etrafa baktim, gozlerim Imigracion'u aradi ama goremedim. Otobus 1-2 dakika sonra devam etti. 3-4 kilometre sonra tekrar durduk, bir jandarma kontrolu oldu, aracin bagajlari arandi, tekrar yola devam ettik. Ben hala Imigracion'u beklemekteydim. Biraz ileride Kolombiya'nin ilk sinir sehri Maicao'ya girince Imigracion'u coktan gectigimizi anladim. Hemen otobusu durdurdum, Imigracion'u sordum. Sofor Imigracion'un cok geride kaldigini, istersem Maicao'dan taksi ile sinira kadar gidip giris damgasini alabilecegimi, ancak o saatten sonra Cartagena'ya gidecek bir otobus bulmamin cok zor olacagini soyledi, ya da en azindan ben yarim yamalak Ispanyolcamla oyle anladim. Issizligin ortasinda, tozun topragin icinde, 35 derece sicaklikta, bir otobus dolusu Kolombiyali ile ben tek basima. Cantami bagajdan cikartmislardi, ben de kendime ve sansima kufrederek otobusten iniyordum ki iceriden Cartagena, Cartegena diye seslendiler bana. Otobuse geri dondum, tum otobus bana elleriyle damga isareti yapip Cartagena diyorlardi, sonra yanima catpat Ingilizce konusan bir kadin geldi: Cartagena'da bu damga isini halledebilirmisim, ama biraz para odemem gerekecekmis. Caracas'tan bulundugumuz noktaya yapilan 16 saatlik bir yolculuk uzerine sirt cantami yuklenip sinira kadar gitmeyi gozum yemedi, cantayi bagaja geri verdim, tekrar otobusun koltuguna kuruldum, devam ettik. Yolda moralim cok bozuldu: nasil oldu da Imigracion'u kacirdim, nasil oldu da otobusteki yolculari kimse kontrol etmedi, nasil oldu da otobusteki diger yolcular pasaportlarinda damga vurdurmak icin inmedi, nasil, nasil, nasil? Tek tesellim Ingilizce konusan kadinin Cartagena'da bu isi halledebilecegimi soylemesiydi.
Ertesi gun ilk is olarak Cartagena'daki Gocmen Burosuna (DAS) gittim. Yuzume takinabildigim en mahzun ifadeyi takindim, boynumu buktum, ellerimi onumde kavusturdum ve vizelerle ilgilenen bolume girdim. Durumu elimden geldigince anlatmaya calistim. Gorevlilerden biri pasaportumu aldi, evirdi, cevirdi, icinde bulunan binbir tane giris-cikis damgasini, vizeleri inceledi. Belli bir sure ne yapacaklarina karar veremediler, en sonunda pasaportumu iade edip bu can sikici durumu ulkeden ayrilirken belli bir para cezasi karsiliginda cozebilecegimi soylediler. Isleri yoluna koyamadigim icin keyfim pek yerine gelmedi ama DAS calisanlarin rahat yaklasimi icime biraz su serpti.
Cartegana'dan baskent Bogota'ya, Bogota'dan Leticia'ya ucakla rahatca seyahat ettim, kimsenin aklina pasaportumda olmayan giris damgasini kontrol etmek gelmedi.
Planim Peru-Kolombiya-Brezilya uclu sinirinda bulunan Kolombiya kasabasi Leticia'dan Peru'ya gecmekti ve Kolombiya'dan ayrilmadan once Leticia'daki DAS'a gidip bu gunahimdan arinacaktim. Amma velakin, Leticia'daki DAS'a kendim gitmeme gerek kalmadi. Leticia havaalaninda yapilan pasaport kontrolunde giris damgamin olmadigi ortaya cikti ve beni gozaltina alip DAS merkezine goturduler.
Iki saat boyunca gozaltinda kaldim. Amazon ormanlarinin ortasinda, kus ucmaz kervan gecmez bir kasabada pasaportunda giris damgasi olmadan karsilarina cikan bu Turco'nun derdini anlamaya calisiyorlardi yetkililer. Giris damgasi olmadigi icin Kolombiya'da yasadisi olarak bulunuyordum cunku. Iki saatlik bekleyisimin sonunda DAS komiserinin odasina cagrildim. 35-40 yaslarinda, temiz yuzlu bu komiser durumu acikladi. Yasadisi bir sekilde Kolombiya'da bulundugum icin resmi olarak beni temize cikarabilmeleri icin cesitli formalitelerle birlikte 300.000 Peso (150 USD) civarinda bir ceza odemem gerektigini soyledi. Sonunda bu problemi cozecegim icin sevindim ama 150 dolar da fazla geldi. Daha sonra komiser sasirtici bir teklifte bulundu. Istersem benim durumumu gormezden gelebilecegini, bu durumda Kolombiya'ya giris ya da cikis damgam olmadan Peru'ya giris yapmayi deneyebilecegimi soyledi. Eger Peru pasaport polisi Kolombiya cikis muhrunu kontrol etmeden giris yapmama izin verirse temize cikmis olacaktim. Deneme basarili olmazsa geri gelip resmi islemleri yaptirabilecegimi de ekledi. Tesekkur ederek DAS'tan ciktim.
Leticia'daki diger gunumde ne yapabilecegimi dusundum. Pasaportumda bulunan Peru vizesinin iptal edilme ihtimalini dusunerek Peru polisini denemeyi riskli buldugumdan Brezilya sinirini denemek istedim.
Tabatinga, Letica'dan hic bir sinir formalitesi olmadan yuruyerek ulasabilecek sinirdaki Brezilya kasabasi. Brezilya'ya resmi olarak giris yapilabilmesi icin, merkezdeki karakola gidip pasaportu damgalatmak yeterli. Hostelde tanistigim Avustralya'li Travis de Brezilya'ya giris yapacakmis, beraber gittik. Travis once girdi, islemlerini halleti, giseden geri donerken iki basparmagini havaya kaldirip Kolombiya damgalarina bakmadiklarini soyledi. Sira bana geldiginde pasaportu uzattim, "Turkiya?" dedi polis memuru."Si" dedim, "Fenerbahce ? Galatasaray?" diye sordu, "Fenerbahce" dedim. "Ooooo, Roberto Carlos, Mehmet Aurellio, Alex" dedi. Sevincimden ziplayacaktim, evrensel bir futbol muhabbeti acmistik, herhalde Kolombiya damgalarimi kontrol etmeden alacaklardi beni iceri. Ve fakat, butun bu muhabbete karsin polis abi, ozur dileyerek beni Brezilya'ya sokamayacaklarini cunku Kolombiya'dan cikis yapmadigimi soyledi.
Brezilya sinirinda yasadigim bu deneyimden sonra Peru sinir polisini deneme konusundaki cesaretim iyice kirildi. DAS ofisine gidip cezayi odemeye razi oldugumu, resmi islemleri baslatabilecegimizi soyledim. Megerse asil cilem simdi basliyormus.
Once 300.000 Kolombiya Pesosu tutarindaki cezayi odemememi istediler ve beni bankaya yolladilar. Bir kosu bankaya gittim ama inanilmaz bir kuyruk vardi. Yaklasik 1,5 saat sonra ancak cezayi yatirabildim ve dekontlari aldim. DAS'a geri dondum. Beni ayri bir odaya aldilar. Deri kapli buyukce bir evrak cantasini masanin ustune koyup actilar. Ancak James Bond filmlerinde gorebilecegimiz bir sey cikti cantanin icinden. Bir dizustu bilgisayar, bilgisayara bagli bir dijital fotograf makinesi ve bir parmak izi tarama cihazi. Pasaport bilgilerimi bilgisayara girdiler, fotografimi cektiler ve on parmagimin da izini taradilar. Daha sonra baska bir odaya aldilar. Yari Ingilizce yari Ispanyolca anlastigimiz bir kadin gorevli sorular sormaya ve duyduklarini bilgisayara yazmaya basladi. Resmen ifadem aliniyormus. Neden DAS'ta bulundugumu biliyor muydum? Neden giris muhru almamisim? Bu yaptigimin suc oldugunu biliyor muymusum? Bunun gibi ona yakin sorudan sonra yazicidan Ispanyolca yazilan ifademi cikardi, imzaladim. Oradan baska bir odaya alindim. Burada da baska bir form dolduruldu, bu sefer murekkebe parmak bastirarak parmak izim alindi. Neredeyse tum gun suren islemler sonunda teskeremi verdiler. Sevincle havaalanina gidip pasaportuma cikis muhrunu bastirttim. Sira Peru'ya resmi olarak giris yapmaya gelmisti.
Emirgan'dan Kanlica'ya gecer gibi bir motora atlayip Leticia'nin karsi kiyisindaki Peru kasabasi Santa Rosa'daki pasaport polisi burosuna gittim. Isinden memnun olmadigi her halinden belli polis memuru, pasaportu soyle bir karistirdi, Peru vizemi gordu, vizenin oldugu sayfaya Peru giris muhrunu basti, pasaportu geri verdi. Kolombiya damgasi umrunda bile olmadi. En okkalisindan bir kufur salladim, neyse ki anlamadi.